Pazar, Ocak 21, 2007

Takva

Film zamane şartları içinde, bir müslüman için dünya ve ahiret hayatını birlikte yaşamanın zorluklarını anlatıyor. Kendi halinde çalışan, beş vakit ibadetini yapan bir adamın, dünya malları üzerinde yönetim sahibi olduğunda geçirdiği değişimi görüyorsunuz. Kuran-ı Kerim'den bir ayet ile başlayan film, Nazım Hikmet'in bir şiiri ile sona eriyor, ancak Nazım Hikmet'in adı şiirin altında "N. H. RAN" şeklinde yazılmış ve bu durum bana -tam olarak emin olamasam da- özellikle bu şekilde yazılmış izlenimi verdi. Sanki Nazım Hikmet'in soyadının RAN olduğunu bilmeyenler bu şiirin Nazım Hikmet'in şiiri olduğunu anlayamasınlar gibi..

Konusunun yanı sıra içerdiği dergah sahneleri nedeniyle bir çoğumuzun ilk defa görerek meraklarını tatmin edecek (belki de artıracak, kim bilir..) bir film de olmuş ayrıca. En azından ben ilk defa gördüm bu sahneleri bir filmde..

Bunun haricinde filmde başka bir sosyal mesaj göremedim. Bunu söylememin nedeni, dergah mevzuunun ülkemizdeki hassasiyeti bilinmesine rağmen filmde böyle bir dokundurmamın gözüme çarpmamış olması.

Erkan Can'ın performansına da ayrı bir pragraf açmak gerek diye düşündüm. Rolünün hakkını gerçekten vererek oynamış.

Filmin ilk yarısı ikinci yarısına göre daha güzeldi. Bunun nedeni ilk yarısında yavaş anlatılan hikayenin ikinci yarıda filmin saat sınırının hatırlanmış olması nedeniyle birden hızlanması olabilir. Ancak sonuç itibari ile seyredilebilinir, bizi biraz düşünmeye sevk edecek bir film olmuş diyebilirim.

Joyeux Noel (Merry Christmas)

2005 yılı Alman, Fransız ve İngiliz ortak yapımı bu film I. Dünya Savaşı'nda Almanlar, Almanya'ya karşı savaşan Fransızlar ve Franszıların müttefiki İngiltere için savaşan iskoçlar'ın birer tabur askerlerinin noel gecesi savaşmayı bırakıp kendileri için kutsal olan bu geceyi nasıl birlikte kutladıklarını anlatıyor.

Alman bir tenorun şarkı söylerken savaş alanında sedyedicilik yapan İskoç bir rahibin ona gaydasıyla eşlik etmesiyle başlayan dostluk havası, tenorun eline bir yılbaşı çamı alarak gaydanın düşman siperlerinde olmasına rağmen müziğin sesine doğru yürümesi ile iyice pekişiyor. Tabur komutanlarının ortada buluşup Noel için ateşkes üzerinde anlaşmasını gösteren sahne sonrası taburdaki tüm askerlerin birbirleri ile buluşması ise filmin en güzel anlarından biriydi diyebilirim.

Filmi izlerken, bize sadece bizim cephemizden anlatılan I. Dünya Savaşı'nın bilmediğimiz bir çok yönü olduğunu hissettim önce. İnsan hayatının aslında çok değerli olmasına rağmen devletler arası çıkar çatışmalarında ne kadar da kolay feda edilebildiğini gördüm bir de.

Sonuç olarak mutlaka izlenmesi gereken filmlerden biri olduğunu belirtmek isterim. İzleyin, pişman olmayacaksınız.